23 Eylül 2010 Perşembe

Skoru açıklıyoruz nil kızı:1 mikroplar:0

 Uzuuuuuunnnn süren bir savaştan galip ayrılmanın mutluluğundayız bugün.... yaklaşık nil 3 aylıkken başlayan savaşımızı bugün itibariyle kazanmış görünüyoruz.... aynı şeyleri tekrardan yaşamamak dileğiyle....
nil kızı ilk olarak 3 aylıkken idrar enfeksiyonu geçirmişti... antibiyotik kullanarak iyileşmişti... Fakat 9 aylık rutin kontrollerde istenen kan testi ve idrar kültürü sonucunda gene enfeksiyon olduğu ortaya çıkmıştı... 2 mikrop üremişti idrarımızda... antibiyotik kullanımından sonraki kültür sonucunda her 2 mikrop da yokolmuştu fakat bu sefer daha tehlikeli bi mikrop üremişti.... kültür sonuçlarını aldığım gün bazı internet sayfalarında okuduğum bilgilerle çılgına döndüm...dr umuzun olduğu hastaneyi aradığımda çocuğu hemen getirmeniz lazım demeleriyle tüm korkularım  ikiye katlandı... fakat babannemizde  (b.çekmece) olduğumzudan hemen hastaneye gitme şansımız yoktu... hemen tavsiyeler üzerine bi dr a gittik... dr a internette okuduklarımı ve hastanenin tepkisini ve çok korktuğumu söyleyince... dr normal şartlarda tehlikeli ve hızlı yayılan bi mikrop olduğunu fakat mikrop böbreklere ulaşmadı sürece çok korkulacak bişey olmadığını söyledi... böbreklere ulaşmadığını nerden anlıyoruz??????? ateş olmamasından ve çocuğun normal hareketlerinde bir azalma veya çocukta herhangi bir huysuzluk olmamasından... kendisi bize bi antibiyotik yazdı...1 hafta kullanımdan sonra tekrar idrar kültürü yaptırdık gene bir önceki mikrop bitmiş fakat yeni bi mikrop üremişti... bu seferki mikrobumuz tüm ilaçlara karşı dirençli olup bi önceki kadar tehlike arz etmiyordu... fakat iğne yaptırmak şarttı.... nil kızı 5 gün iğne oldu.... ilk gün yanındaydım fakat diğer 4 gün dayanamdım.. babanne ve halası götürdü....
nik kızı ilk iğneyi olduğunda oldukça ağladı ve tüm yol boyunca neredeyse içini çekti... avutalım diye biraz parkta vakit geçirdik...... sonraki günler iğneye alışıp daha az ağlamış fakat gen de parka uğranmış....



Nil kızın iğneleri cuma günü bitti ve p.tesi kültür için idrar örneği verdik... bugün itibariyle de kültür sonuçlarını aldık... ve nihayet sonuç temiz çıktı... herhangi bir mikrop ürememişti... yaklaşık 2 ay süren idrarı poşete al yarım saat için de hasteye yetiştir.. 3 gün kültür sonucu bekle dr a git antibiyotik al altibiyotiği kullan 3-4 gün bekle ve takrar en başa dön şeklindeki koşuşturmacamız çok şükür ki bitti... Ama hepsinden önemlisi benim minik nilim, güçlü kızım, nil kızı sağlığına kavuştu.... ve bugün itibariyle nihayet nil kizi 8300 gram olmuş....




vee biz dönüşte gene parkta aldık soluğu....nil kızı hem skorunu kutladı hem de yavaş yavaş yaza elvada demiş oldu....

18 Eylül 2010 Cumartesi

Bayram gelmiş hoşgelmiş......

Herkese iyi bayramalar......
Nil kızın hem İstanbul'daki ilk bayramı hem de hayatındaki ilk şeker bayramıydı bu bayram.... yaşımıza bir ay kala kızımla istanbul'da çok gzüel bi bayram geçirdik...Bayram da babamızın da yanımızda olmasını çok isterdik ama maalesef ayrı geçirdik....İnşallah yaşgünümüzde yanında oalcağız...
Ananemizde kaldığımız için ilk bayramlaşma anane ve Fehmi dedemizle oldu... fakat bu anı maalesefki kareleyemedim.... Sonrasında babannesi, Hüseyin dedesi ve Nurcan halası geldi kızıma....iyiki de gelmişler nil kızı çok mutlu oldu...O andan itibaren fotoğraf çekmek dank etti.... iyiki de etmiş....yoksa kızımın ilk şeker bayramını neredeyse fotoğrafsız geçecektim....
işte baba tayfasıyla nil kizin ilk kareleri
09.09.2010

ilk pozumuz babanneyle..... nil kizi geldiklerini görünce sevinçten ne tepki vereceğini şaşırdı.. vücudunu şekilden şekle soktuktan sonra Nurcan halasıyla azma seanslarına başladı hemen......


                                                                    09.09.2010

nil kızının en sevdiği sahne... Tüm ilginin onda olmasına bayılıyor... Es kaza ilgi başka yere kaydıysa sesini en kalın tonda ayarlayarak "aaaaaa" diye bağırmaya başlıyor.... ilgi manyağı kızım benim.... kime benzemiş acaba???????:)
                                                                     09.09.2010
nil kızı, çoğunluğun en çok benzediği kişi konusunda hemfikir olduğu Duygu teyzesi ve Ufuk eniştesiyle.....yılan gibi kıvrılmış minik nil.... 5 dk kucakta tutabilmemnin nerediyse imkansız olduğu nil için söz konusu bayram fotosu da olsa durum değişmiyor...

                                                            10..09.2010

ilk gün konuklarımızı ağırladıktan sonra bayramın 2. günü biz gittik bayram gezmesine....nil kiziyla tuttuk Erhan dayısının yolunu.... bir baktıkki güary dayımız da orda... malum nilcik ancak bayramdan bayrama görüşme şerefine nail olduğu için :)))))) (kendisinin uzak mesafede olduğu sanılmasın)))) bol bol fotoğraf çektik ve tansiyonun 10 a 6yı geçmediği güzel saatler geçirdik:)))))))))... Erhan dayımız kendisini en çok bu fotoda beğendiği için bu fotoğrafı ekliyoruz... :))))

                                                                   10.09.2010

Güray dayımızı yakalamışız fotoğraf çekilmezmiyiz... ki bu sayfa da yer almayı en haketenlerden biri... arkadaş ortamına girince bi anda ortamın havasına kendimi kaptırıp nili satmaya yer aradım.....:) Güray dayısı büyük bir sabırla ve sevgiyle ilgilendi nil kiziyla... kendisine çok teşekkür ediyoruz... en kısa zamanda da kahvaltı organizasyonu bekliyoruz.... planlar hava da kalmasın.....nil kizi kahvalti organizasyonlarına bayılır.....:)

                                                                       10.09.2010

Nil kizi yine Güray dayısıyla... Canım Gürayım nasılda bulmuş nilin zayıf noktasını.... MANDAL nilin hayır diyemedi kayıtsız kalamdığı nesne...... Benim mandala bakış açımı değiştirdi nil kızı.. ne kadar da değerli bişeymiş...
                                                                      10.09.2010

Bayramın 2. durağı Agaret teyzemiz ve Agaret dayımız oldu.... Yakışıklı dayımız her zamanki gibi tüm vaktini Nil'e adamış durumda... Kenan dayı sen çok yaşa.... hiç bir erkeğin bu kadar sabırla bu kadar mutlu olarak başka birinin çocuğuyla ilgilendiğini görmemiştim.... O nil kizini çok ama çok seviyoooooooooorrrrrrrrrrr...

                                                                   10.09.2010

3 güzel insan bi karede..... 2. gün gece yarısına kadar Serap teyzemizdeydik.. İstanbul'da geçirdiğimiz yaklaşık 10 aylık zaman dilimince gerek nil için gerekse annesi için yaptıkları herşey için çok ama çok teşekkür ediyoruz kendilerine.....Kenan dayımız Aralık da asker olacak... biz bu açıdan biraz burukuz aslında... Ondan ayrı olmak Serap teyzemiz için ne kadar zor olacaksa bizim içinde o kadar zor olacak... nil herikisine de çok alıştı çünkü.... 

                                                                          12.09.2010
Bayram bitti ama biz gene Serap teyzemizdeyiz.... Bayram modundan çıkılmış saçlar dağalmış.... ve Nil Kenan dayısının 3d gözlükleriyle haşır neşir durumda... Gözleri bozulacak haberi yok...

Ve Böylelikle bayram gelmiş ve geçmiş.... daha nice sağlıklı güzel bayramlarımız olsun inşallah....

14 Eylül 2010 Salı

nil kizin 11 aylık ömrünün "ilk"leri ve "en" leri.....

Minik nilim neredeyse 11 aylık oldun....bu 11 aylık ömrün boyunca  pek çok duygunun yaşandığı ortamlarda bulundun pek çok yaşanmışlığa şahit oldun duygularının benliğinin yettiğince... .... anne-kız (ki dönem dönem baba :)) bazen güldük bazen ağladık bazen bunaldık bazen huzur bulduk ... ama toplamda herşeye rağmen mutlu olduk.... seninle yaşantımın ilk günleri tadı damağımda kalan yeterince hakkını veremediğime inandığım günler oldu benim için......o kadar güzeldi ki, kolllarımın arsında kaybolan minicik vücudunu kavramak ve tüm güzel kokulardan daha güzel kokunu içime çekmek.. zamanla büyüdün değiştin ama seninle yaşamanın güzelliği sadece boyut değiştirdi hiç eksilmeden....kolllarımın arsaında kaybolmanın yerini kucağıma aldığımda boynuma sarılman, o bebek kokusunun yerini senin kendine has kokun aldı.... sonrasında gülüşlerin öpüşlerin çıkardığın seslerin ve kafa tutuşların.
                                                                                                                                                                                                                                                                                                        







                                                                        19.10.2009
                                                           
minik kızım burada henüz 3 günlüksün... doğumun için gelen tüm misafirler gittikten sonra (yani anneannen hariç... çünkü ananen senin ve benim için 32. güne kadar bizimle kaldı.) başbaşa kaldığımız ilk günümüz.....çoğu zman olduğu gibi yanak yanağız...




26.10.09

senin doğumundan sonra evimize ilk gelen misafirimiz  Fehmi dedendi... Doğumun için gelememişti... seni görmek için en fazla 10 gün sabredebilmişti ve 10. gün işlerini ayarlayıp seni görmeye geldi....
16.11.2009
sadece sen ben ve baban olarak çekirdek ailece ilk dışarı çıkışımız... o gün senin dr. kotrolün vardı ve kontrol dönüşü biraz sahilde vakit geçirmiştik....burada tamı tamına 1 aylıksın...


ilk bayramın ve ilk bayramlıkların.... ve ilk bayram gülücüğünn... her zaman olduğun gibi babanın kollarında olmanın keyfini çıkartıyorsun.... nice beraberce bayramlar görelim inşallah....

31.12.20009

ilk yılbaşı gecen... sen bu fotoğraf makinasının flaşlarına maruz kalırken....-zeynep ablan bu durumdan çok hoşnut gözüküyo- biz tüm tayfa içerde muhabbetteyiz....



07.02.2010
miniğim ocak ayının sonlarına doğru babnın işinden dolayı baban başka bi şehire gitmek durumunda kaldı ve biz seninle istanbula yerleştik... (ki durum hala değişmiş değil).... anane babanne teyzeler arasında mekik dokuyup duruyoruz....bu fotoğrafta seninle ilk alışverişe gittiğimiz gün...(duygu teyzenin nişanlık arayışları ve biz) neredeyse alışveriş merkezindeki insanların hepsi dönüp dönüp sana bakıyodu... bunun nedeni ilgi çekici olmanmıydı yoksa bu minicik çocuğun alışveriş merkezinde ne işi var tepkisimiydi bilinmez:)

22.02.2010
babanın gidişinden yaklaşık 1 ay sonra babanı ziyarete gittik... eşyaları otele yerleştirip yemek yemeye çıktığımızda sen babanın kollarının rahatlığına yenik düştün ve uykuya teslim oldun...kolay kolay her şartta uyuyamayan sen şu durumda teslim oldun... ben de kıskançlığımdan çatladım.....

22.08.2010

her şeyin bir sonu olduğu gibi bu ziyaretimizn de sonu vardı...havaalanına gidene kadar uçakta seninle nasıl başedeceğimi insanları rahatsız etmeden bu yolculuğu nasıl yapacağımı düşünmekten gerim gerim olmuştum... taki babanla bu durumunuzu görene kadar... bu sahneden sonra tek düşündüğüm babacığın senin özlemine nasıl dayanacaktı yada nasıl dayanıyordu.....??? yada sen anlayacak yaşta olsaydın neler hissederdin....ama dediğim gibi herşeyin bi sonu var ve bu ayrılığında olacak anlayışlı kuzum....


14.04.2010

baharın gelmesiyle birlikte soluğu dışarda aldığımız ilk günümüz...Babannen ve halan sayesinde çok keyifliydi ilk bahar günün....


22.04.2010

İstanbul'dan Fethiye'ye gitmemize birkaç gün kala Gözde teyzenle birlikte boğazın havasını ilk aldığın gün... bu tarihten yaklaşık 4 gün sonra seninle birlikte Fethiye'ye uçtuk...Sen babana kavuşurken Meltem teyzende Arda kuzusuna kavuştu....

30.04.2010

Ve beklenen gün... daha anne karnında seninle hemen hemen aynı şeyleri yaşamaya başlayan Arda kuzusu Arda erkeğinin dünya'ya merhaba dediği senin de babana kavuştuğun gün... Ardacığın nice huzurlu sağlıklı mutlu günleri ve senin de babanla beraber olacağımız nice günlerin olsun inşallah....

30.04.2010

Yine babayla buluşma ve yine babanın kollarında uykuya yenik düşüş...
hastaneden eve döner dönmez babanla buluşmanızın yaklaşık 2. saatinde sen gene babanın kollarında uyuya kaldın....bu kadar da nispet olamz ki canım....ikinizi de çok seviyorum....

06.05.2010

Seninle ilk doğum günüm ve elinden yediğim ilk pastam.... sen hayatıma girene kadar tam 29 doğum günüm oldu... ama bu doğumgünümün diğerlerinden bir farkı vardı... doğma duygusun yanında doğurma duygusnun da biliyordum artık....



29.05.2010
İlk banyo sefannnn.... sefan olsun....
ilk defa küvetsiz ve kucakta olmadan yıkanacaktın... banyoya alıştırmak için tüm gardımı almıştı... suyu doldurup oyuncakları hazırladıktan sonra tüm enerjim ve sevimliliğimle (sanımca tabi) seni korka korka banyo ya soktuğumda sanki yılalrdır bu şekilde banyo yapıyormuşçasına gene şaşırtmıştın beni...Ülkü teyzen ne zaman seni banyo yaparken görse kendini gülmekten alamayıp fare gibi olduğunu söylüyo.... sanırım sen bu dünyadaki en tatlı faresin.....:)




31.05.2010

                                    
08.06.2010




seninle ilk yazmız ilk salıncağa binişin ve ilk defa denize girişin... Havaların ve denizin daha tam ısınmamış olmasından dolayı birkaç havuz alıştırmasından sonra soktuk seni denize... daha doğrusu su soğuk olduğundan ben cesaret edemediğim için bu fedakarlığı baban yaptı senin için..... ben dizlerime kadar giremezken sen gene suyun içinde sanki suyun dışındaymışçasına gayet rahat ve keyifliydin.... ilk deniz deneyimini Ölüdeniz'de yapmış oldun böylelikle... sonrasında zaten enfeksiyon sorunların başladığından havuza yada denize sokmak hayal oldu bizim için.....






19.06.2010


Ve hayatının en enlerinden biri... duygu teyzenin evlendiği gün....ve babanla bizim de seninle birlikte ilk toplam da 6. evlilik yıl dönümümüz....


Ayağında ayakkabılar gene yok..... nerde kimbilir?:))))) ateşli pandam benim.....




16.10.2010


Veeee büyük kuzenin bana ilk teyzelik duygusunu tattıran ve büyüme aşamasında bolca yanında olduğum Zeynep ablanın 8. doğum günü.... sanırım sen de bu hızla büyüyeceksin... camın arkasından bebek odasındaki zeynep bebeğe mutluktan ağlayarak baktığım o gün sanki dün gibi.... yazı tahtasını getirip dişlek dişleriyle teyze kıf çif (kız çiz):)))))dediği günler de.....
Annesinin çıplak vatandaşı üst gene çıkarılmış.... 16. haftalık anne karnındayken dr Esra teyzen "aaaa bu kız kime benziyo çok teşhirci olacak" demişti.... ki seni giyinik tutmakta zorlandığımız bu günlerde esra teyzene hak vermemek elde değil.:))))))))




Çok şanslısın ki minik kızım böyle kalabalık böyle mutlu ve her zman
 birbirine destek olamaya hazır bir ailede açtın gözlerini dünyaya... Hayatın boyunca hayatında var olan veya hayatına girecek insanların kıymetini bil...

7 Eylül 2010 Salı

nihayet mutlu son yada mutlu başlangıççç

Daha doğmadan anlamıştık hem benim hem babanın ortak yönümüzü aldığını...inatçıydın.... 40 hafta bitmişti süren dolmuştu ama sen gelmiyordun.... tüm hamileliğim boyunca hazırladım kendimi, seni normal doğumla kucağıma alacağıma... sen içerde rahat ol diye kolay doğabil diye son 4 ayımı diyetle geçirdim... ekimin ortalarına rağmen üşüye üşüye her akşam yüzdüm... ve doğumu başlatacağı söylenen tüm gıdaları aldım tüm hareketleri yaptım... ama bir gün öncesinde bile kontrole gittiğimizde geleceğine dair tek bir umut bile yoktu... karar verildi sezeryanla seni aramıza dahil edecektik....istanbul'dan anneannen babaannen nurcan halan ve tüm teyzelerin gelmişlerdi... artık sen de gelmeliydin....
tüm hazırlıklardan sonra 16 ekim  cuma sabahı saat 11 e karar verildi gelişin için....
sevgili baban yapıyor "tamamdır"ı... tabi doğuracak olan beni ya ondan rahat....:))))



 


Senin gelişin benim Ameliyathaneye gidişim görülmeye değerdi... herkes çok mutluydu... içlerinde mutluluktan ağlayanlar da vardı tabi.... sedyede giderken bileee hooooppp ağlamayın kızımı almaya gidiyorum güzel bişey için gidiyorum diyodum.. O esnada tabi doğum da olsa neticede bi ameliyata girdiğimin farkında değildim... dikişlerimin acısıyla kendime geldiğimde farketmiştim ama; bi önemi yoktuki artık sen doğmuştun. Dikişlerimin acısıyla araladığım gözlerimle seni aradım oda da.. nerde dedim... işte bak burda kızın dediler...içini çekiyodun... bi özelliğimi daha almıştın işte.... dikkatle bakınca bu mu dedim... biz seni hep sarı kızımız diye sevmiştik 16. haftadan beri... oysaki siyah uzun saçlarla doğmuştun sen...biraz daha dikkatimi verdim sana...aynı babandın... aşık olduğum adamın kopyası gibiydin... verdiler hemen kollarıma....öyle bir ısınmıştım ki sana bırakmak istemedim kucağımdan... ısınmamak mümkün değildi ki sana. ilk doğduğun andan beri senin alanına giren herkes ısındı sana...NİL KIYISI'nda olup da nile ısınmamak ona alışmamak onu sevmemek mümkün değildi...hoşgeldin minik nil, nil kızı....
nil nehrinin bereketi ve uzunluğunca bir ömür nasip etsin Rabbim sana...


iyisiyle kötüsüyle 40 hafta


ilk defa yaşadığım duygularla içiçe 40 haftamız geçti seninle.....
çok zorlayıcı bi süreç olamamsına rağmen çok sıkıcı ve uzun geldi bana... tezcanlı biri olarak....hamileliğimin çoğu merakla geçti aslında...  oluşacak mısın? tutunacak mısın? kalp atışını duyabilecekmiyim? ne kadar oldun? sağlıklı mısın? ki çoğu zaman bu sorularla dr u bezdirdiğim oldu.. tabi babanı da.... 5. hafta gittiğimzide oluştuğunu 7. hafta gittiğimzide iyice tutunduğunu ve 8 haftada da artık kalp atışlarının duyulduğunu öğrendik... gayet sağlıklı bi bebektin.... araştırmacı gazeteci annen neredeyse dr çıkacaktı sayyende...12. haftada gittiğimzide dr bi erkek bebek olduğunu söyledi... ben her ne kadar bozulsam da erkek kıtlığı olan sülalemizde herkes sevinmişti... tek sıkıntıyı 2li testin zamanında yaşadık... neyseki amniosentez sonucunda hem sağlıklı olduğunu hem de bir kız bebek olduğunu öğrendik.... baban duruma biraz bozuldu tabi.... ama hemen adapte olup günde 10 kere telefon açıp seni sormaya başladı... meğerse ne de kız çocuk meraklısıymış...ilk 5 ay hep bişey olursa diye bağlanamadım sana... ama geriye kalan 4.5 ay sana bağlanmama yetmişti...o tekme darbelerinden  hıçkırıkalrından sonra sana bağlanmam zaten imkansızdı...Son günler çok heyecanlıydı -hecanlıydı seni beklemek-... ve herşeye rağmen güzel...                                                         

6 Eylül 2010 Pazartesi

anneler hisseder.....

2009 şubat ayının ilk haftalarıydı varlığını ilk öğrendiğim gün...
hiç olmaz dediğim bi anda varolmaya başlamıştın....Israrla varolmaya başladığına inandığım halde tüm testler olmadığını ortaya çıkartıyordu... buna rağmen baban bana hamile muamelesi yapmaktan kendini alamıyordu....  bir sabah ezanı vaktiydi kesin dedim kesin hamileyim... sıkıla sıkıla babana ; "sabah son bi test alırmısın dedim"... sabah kalktığımda hemen testi yaptım... ve gördüğüm sonuç karşısında şaşırdım... çift çizgiydi... herkesi, acaba mı' ya düşeren o  hafif silik 2. çizgi babanı da acabamı'ya düşürdü... babanı ikna etmem biraz zor oldu... baban ikna olduktan sonra söylediği ilk şey " o bi kız" dı.... (hiç bir zman bi erkek çocuk hayali kurmamıştım zaten... ismin de yıllar öncesinden hazırdı....)
bikaç gün bekleyip kan testi yaptırmaya karar verdim... kimseye hiç bişey demeden 3-4 gün sonra meltem teyzenle ( ki hamileliğim boyunca hep yanımda oldu....)kan testi yaptırmaya gittim... ve sonuç pozitif ti...5 haftalıktın.... tam 40 haftalık -tamı tamına 40 haftalık -serüvenimiz başlamış oldu seninle......şükürler olsun o güne......
Annesinin çirkin ördeği
 

(c)2009 NİL kıyısında... Based in Wordpress by wpthemesfree Created by Templates for Blogger